Husrev Efendi'nin Risale-i Nur'un neşredilmesindeki hizmetleri gerçekten olağanüstüdür, hatta keramet derecesine çıkmıştır. Öyleki daha Risale-i Nur'a talebe olduğu ilk sene (1931), bir ayda on dört kitab yazdığını Bediüzzaman Hazretleri Mektubat kitabında haber vermektedir.
1940'lı yılların başılarına gelindiğinde ise, ilk defa risaleler teksir makinesi ile çoğaltılmaya başlanmıştır. Bu çoğaltma usülünde, özel mumlu kağıtlara yazılan risale sayfaları kullanılarak teksir makinesinden beş yüzer, biner sayfa gibi kopyaları alınarak bir anda bin tane mecmuayı yazmak gibi bir imkân elde edilmiş oldu.
İşte Sözler Mecmuası arkasındaki o dua, bu manaya işaret ediyor. Yani husrev Efendi Asayı Musa ve Zülfikar Mecmualarını yazdığı gibi, Sözler Mecmuası'nı da mumlu kağıtlara yazmış ve teksir makinesi ile beş yüz aded çoğaltılmıştır. Husrev Efendi'nin bir kalemle beş yüz nüsha yazması, işte bu şekilde teksir makinesi ile olmuştur.
Yazdığı risale sayısına gelince; 1948 yılında Afyon Mahkeme Müdafaasında Bediüzzaman Hazretleri Husrev Efendi'yi müdafaa ederken şöyle der:


